Corona (Covit-19) Virüsüne Karşı Nasıl Beslenmeliyiz?

Corona (Covit-19) Virüsüne Karşı Nasıl Beslenmeliyiz?

  1. Genel Beslenme Önerileri

Dünya Sağlık Örgütü’nün artık bir pandemi olarak kabul ettiği koronovirüs hastalığı (Covid-19) ülkemizde de önemli bir halk sağlığı tehdidi oluşturmaktadır. Koronavirüsün bulaşmasını tek başına engelleyebilecek veya tedavi edebilecek herhangi bir gıda olmasa da; sağlıklı ve dengeli beslenmenin, fiziksel aktivite ve düzenli uyku ile beraber bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır. Sağlıklı beslenme, koronavirüs pandemisi bağlamında değerlendirildiğinde ülkemiz için sağlıklı bireylere yönelik öneriler aşağıdaki gibidir;

-Karantina Uygulamalarında Sağlıklı Beslenme Önemlidir: Covid-19 ile ilgili bilinen en net uygulama her türlü temasın minimuma indirildiği sosyal izolasyon olduğu için, birçok küresel sağlık kuruluşu herkese olası karantina uygulamalarını da kapsayacak şekilde en az iki haftalık ilaç ve gıda bulundurulmasını önermektedir. Alınacak gıdaların olabildiğince besleyici, raf ömrü uzun ve dayanıklı olması uygun olacaktır. Bu zor dönemi olabildiğince rahat atlatmak için seçilecek gıdaların protein, lif, vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin olması dengeli beslenme yönünden büyük önem taşımaktadır.

-Sebze ve Meyve Tüketimi Ön Planda Tutulmalıdır : Dayanıklı gıda dendiğinde akla hemen gelmese de; aslında günlük yeterli sebze ve meyve tüketimi her gün ve her öğün sağlanmalıdır. Her ana öğünde tabağın bir çeyreği sebzelerden, diğer çeyreği tam tahıl ürünlerinden ve kalan yarısının eşit üç parça halinde meyvelerden, yüksek proteinli gıdalardan (kurubaklagiller, et, yumurta, balık, tavuk, yağlı tohumlar, vb.) ve süt ürünlerinden (süt, yoğurt, ayran, peynir vb.) gelmesi önerilmektedir

-Mevsime Uygun ve Dayanıklı Sebze ve Meyveler Satın Alınmalıdır: İçinde bulunduğumuz mevsim düşünüldüğünde uzun süre dayanabilecek bazı sebzelere karnabahar, lahana, kabak, biber, turp, havuç, patates; meyvelere ise elma, portakal, greyfurt, mandalina, olgun olmayan muz örnek verilebilir. Özellikle narenciye grubu meyveler bağışıklık sistemini destekleyici C vitamininden zengin olduğu için bu meyvelerin tüketimine ağırlık verilmeli, mümkünse yemeklere taze limon sıkılmalıdır.C vitaminin diğer kaynakları olan kuşburnu ve hibiskus bitkilerinden de bu dönemde destek alınabilir. Dayanıklı sebzelerin raf ömrünü uzatmak için yıkanmadan ve kesilmeden buzdolabında saklanmaları gerekmektedir. Bunlara ek olarak kuru meyve, kuru bamya, patlıcan, biber, domates gibi gıdalar da raf ömrü uzun; lif ve mineral kaynağı gıdalar olduğu için evde bulundurulmak faydalı olacaktır.

-Kuru Baklagiller Her Gün Tüketilebilirler: Oldukça dayanıklı ve besin değeri yüksek bir başka protein kaynağı alternatifi ise kuru baklagillerdir. Yeşil, kırmızı mercimek, nohut, fasulye çeşitleri, barbunya, vb. gıdalar her gün tüketilebilirler.

-Haftada İki Kere Balık Tüketimi Önemlidir: Balık yapısında bulunan Omega -3 yağ asitlerinden dolayı kalp sağlığına karşı koruyucu ve bağışıklık sistemini güçlendirici özelliktedir. Haftada en az iki defa tüketilmesi önerilen balığın tazesinin bulunamadığı durumlarda donmuş veya konserve ton balığı alternatiflerinin karantina durumlarına karşı evde bulundurulması önerilebilir. Zengin protein kaynakları olan kırmızı et ve kümes hayvanlarının etlerine kıyasla balık, daha fazla yağ içerebilmesine rağmen genel olarak aynı miktardaki kırmızı ve beyaz etlerden daha az enerjiye sahip olduğu için de tüketiminin artırılması gereken yiyeceklerdendir.

-Kaliteli Hayvansal Protein Tüketimine Yönelik Tavsiyeler Yumurta ve peynir çeşitleri de uygun koşullarda saklandığında uzun süre dayanabilen kaliteli hayvansal protein içeren gıdalardır. Hastalıklara neden olan virüs ve bakterilere karşı vücudun önemli savunma mekanizmalarından olan antikorların görevlerini yerine getirebilmeleri için her gün yeterli protein alınması gerekmektedir.

-Probiyotik Tüketimi Bağışıklık Sistemi İçin Önemlidir: Dengeli bir bağırsak florası bağışıklık sistemi için çok önemlidir. Probiyotik takviyeli yoğurt ve kefir gibi özellikle bu dönemde tüketilmelidir. Doğal olarak turşu suyu ve sirke de herhangi bir sağlık sorunu olmayan bireyler için önerilebilir.

-Tüketimi Sınırlandırılması Gereken Yiyecek ve İçecekler : Bu dönemde tüketilmesi sınırlandırılması gereken yiyecek ve içecekler; kan şekerini hızla yükselten şeker ve şekerli yiyecek ve içecekler, beyaz ekmek de dâhil hamur işi ürünler, işlenmiş et ürünleri, aşırı tuz içeren besinlerdir (hazır soslar, cips gibi tuzlu ürünler, patlamış mısır, tuzlu kurabiyeler, vb.). Enerji içeriği yüksek alkollü içeceklerin de vitamin, mineral emilimini olumsuz etkileyebildiği ve uyku problemlerine yola açabildiği için tüketimi mümkün olduğunca sınırlı olmalıdır.

-Düzenli Uyku Bağışıklık Sistemini Güçlendirir. Günlük ortalama 6-7 saat uyku bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Özellikle melatonin ve leptin hormonlarının düzenli çalışması için saat 1-6 arasında uykuda olmamız gerekmektedir.

-Yemek Hazırlarken Temizlik ve İyi Pişirmek Önemlidir: Koronavirüsün gıdalarla bulaştığına dair bir bulgu olmasa da gıda hazırlama süreçlerinde temizliğin en üst düzeyde sağlanması, et ürünleri başta olmak üzere; pişen tüm yiyeceklerin yüksek iç sıcaklığa erişmesi yani iyi pişirilmesi oldukça önemlidir.Temin edilen sebze ve meyveleri ise 5-6 dakika kadar sirke, limon suyu ya da karbonat içeren suda bekletebilirsiniz.

-Yeterli Su Tüketiminin Sağlanması Da Bu Dönemde Önemlidir. Ortalama bir bireyin su tüketimi 2-2,5 litre olmalıdır. Vücudumuzun %55-65 arası sudan oluşmaktadır. Su hormonların ve enzimlerin çalışması için gereklidir. Özellikle virüsün giriş yerleri olan ağız burun ve göz mukozasında kuruluk olmaması için yeterli miktarda su içilmelidir.

-Günlük Yeterli Vitamin Ve Mineral Alımı Sağlanmalıdır: Son olarak; yeterli vitamin ve mineral tüketiminin sebze, meyve, tam tahıl ve yağlı tohumlar gibi yiyeceklerle sağlanması esas tercih edilecek yol olsa da; düzenli beslen(e)meyen kişilerin günlük vitamin ve mineral takviyesi almaları da bu özel geçici dönemde bir alternatif olarak önerilebilir. Özellikle bu dönemde Vitamin D ve C içerikli takviyelerden faydalanılabilir.

  1. Sağlık Personeline Yönelik Beslenme Önerileri

Sağlık personelinin bağışıklığını geliştirmek için besleyici bir diyet sağlanmalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılabilecek en önemli girişim yeterli ve dengeli beslenmenin her gün ve her öğün sağlanmasıdır.

Sağlık meslek mensupları koronavirüs pandemisinin ülkemizde önemli bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğu bu dönemde sebze ve meyve tüketimine bilhassa dikkat etmelidirler.

Sağlık personelinin iyi beslenmesinin sağlanması, gerektiğinde vitamin-mineral takviyesi, probiyotik ve prebiyotikler gibi besin destekleri alarak görevlerine devamın sürdürülebilirliğini sağlamaları gerekmektedir.

Sağlık personelinin mümkün olduğunca çoğunluk oluşturmamaya gayret etmesi, toplantılar için olabildiğince dijital platformları kullanmaları gerekmektedir.

 

Write a comment